Ona büyü yapacağım ve bir kurbağaya çevireceğim.
- I'll use magic on him and turn him into a frog.
Her lamba büyülü değildir.
- Not every lamp is magic.
Bu sihirbazlıktaki hileyi fark ettim.
- I was aware of the trick in this magic.
Gerçek bir canlı sihirbazlık gösterisi izlemek ister misin?
- Do you wanna see a real live magic show?
Keşke sihir kullanabilsem.
- I wish I could use magic.
Kız, sihir gibi kayboldu.
- The girl vanished like magic.
Her lamba büyülü değildir.
- Not every lamp is magic.
Onu öpmek büyülü, unutulmaz bir andı.
- Kissing her was a magical, unforgettable moment.
Pek çok eğlenceli sihirli hileler bilir.
- He knows many amusing magic tricks.
Tom birkaç sihirli hileler bilir.
- Tom knows a few magic tricks.
movie magic.
Magic makes the light go on.
a magic wand; a magic dragon.