müracaatçı

listen to the pronunciation of müracaatçı
Türkçe - İngilizce
applicant
müracaat
appeal
müracaat
information booth
müracaat
having recourse to, resorting to, turning to
müracaat
applying, application
müracaat
(Hukuk) application

What you need to do next is fill out this application form. - Daha sonra yapman gereken şey bu müracaat formunu doldurmak.

müracaat
information desk/office; reception desk/room
müracaat
reference, application
Türkçe - Türkçe
Başvurucu
MÜRACAAT
(Osmanlı Dönemi) (Rücu'. dan) Geri dönmek
MÜRACAAT
(Osmanlı Dönemi) Baş vurmak, izin almak için veya bir iş için alâkadarlarla görüşmek
MÜRACAAT
(Osmanlı Dönemi) Mütalâa istemek, danışmak
müracaat
Başvuru: "Bize daha önce yapmış olduğunuz müracaatla evlenmek istediğinizi bildirmişsiniz."- Ç. Altan
müracaat
Başvuru
müracaat
(Osmanlı Dönemi) başvurma
müracaat
Herhangi bir eserden yararlanma
müracaat
Danışma
müracaatçı