konforlu

listen to the pronunciation of konforlu
Türkçe - İngilizce
comfortable

I feel really comfortable. - Ben gerçekten konforlu hissederim.

This chair is very comfortable, but I don't like the color. - Bu koltuk çok konforlu, ama rengini beğenmedim.

cosy

Your house looks so cosy. - Eviniz çok konforlu görünüyor.

snug
luxurious
equipped with conveniences or laborsaving devices
comfortable, comfy, luxurious
cushioned
comfy
plushy
plush
gemütlich
konfor
comfort

She lives in comfort. - O konfor içinde yaşar.

He lives comfortably. - O konfor içinde yaşamaktadır.

konforlu darbe emici
comfort shock absorber
konforlu koltuklar
(Otomotiv) comfortable seating
konforlu olarak
cosily
konforlu vagon
Pullman
konforlu vagon
club car
konfor
{i} ease
konfor
luxuriousness
konfor
accommodation
konfor
luxury
konfor
easement
konfor
accommodations
konfor
amenity
konfor
{i} cosiness
konfor
comforts, conveniences
konfor
comfort, ease, luxury
Türkçe - Türkçe
Konforu olan
konfor
Günlük hayatı kolaylaştıran maddi rahatlık: "Fazla konfor temin edemezsek kusurumuza bakmazlar."- R. N. Güntekin
konfor
Günlük hayatı kolaylaştıran maddî rahatlık
konforlu