küskün

listen to the pronunciation of küskün
Türkçe - İngilizce
offended

Tom said that he was offended. - Tom küskün olduğunu söyledi.

resentful
disgruntled, offended, put out, peeved
repining
cross, offended, sulky, sore, resentful
(plant) that won't grow properly
sensitive plant
cross
(Hayvan Bilim, Zooloji) sensitive tree
sore
sulky
sort
bilious
backstrap
Türkçe - Türkçe
Küsmüş olan, gücenik, muğber: "Hamdune Hanım, aksi, küskün bir kadındı."- Ö. Seyfettin
Gelişmemiş, küçük kalmış
Küstüm otu
Küsmüş olan, gücenik, muğber
küskün küskün
Gücenik, dargın bir biçimde
küskün