in cold blood

listen to the pronunciation of in cold blood
İngilizce - Türkçe
acımasızca ve kasten
soğukkanlılıkla

O sadece para almak için kızı soğukkanlılıkla öldürdü. - He killed the girl in cold blood just to get the money.

Fadıl, Dania'yı soğukkanlılıkla öldürdü. - Fadil killed Dania in cold blood.

kılını kıpırdatmadan
gözünü kırpmadan
(Fiili Deyim ) kasetn , tasarlayıp kurarak , acımasızca , gaddarca
acımasızca
kılı kıpırdamadan
İngilizce - İngilizce
In a ruthless and unfeeling manner; premeditated and deliberate

It was not a suicide! He was murdered in cold blood.

cruelly, callously
in cold blood