acımasızca

listen to the pronunciation of acımasızca
Türkçe - İngilizce
mercilessly

He crushed the insect mercilessly. - O böceği acımasızca ezdi.

They tease me mercilessly. - Benimle acımasızca alay ediyorlar.

mercilessly, without remorse
in cold blood
atrociously
coldheartedly
cruelly

The teacher lost his job because he cruelly berated students who made mistakes. - Öğretmen işini kaybetti çünkü hata yapan öğrencileri acımasızca azarladı.

Not only the workers, but also their wives, sisters, mothers, and daughters older than four are being cruelly exploited. - Sadece işçiler değil; karıları, kız kardeşleri, anneleri ve dört yaşından büyük kızları da acımasızca istismar ediliyor.

insensibly
unmercifully
relentlessly
viciously

Sami viciously raped Layla. - Sami, Leyla'ya acımasızca tecavüz etti.

remorselessly
ill
ruthlessly
hardly
acımasızca eleştirmek
slam
acımasızca eleştirmek
cut up
acımasızca dövmek
clobber
acımasızca eleştirmek
scarify
Türkçe - Türkçe
Acımasız olarak, acımasız bir biçimde, zalimce, zalimane
acımasızca