genitalien

listen to the pronunciation of genitalien
Almanca - Türkçe
İngilizce - Türkçe

genitalien teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

private parts
edep yerleri
parts
{i} bölge

Fransızca Fransa'nın yanı sıra İtalya bölgelerinde konuşulur. - French is spoken in parts of Italy as well as in France.

Bu çiçek Hokkaido'nun farklı bölgelerinde bulunur. - This flower is found in different parts of Hokkaido.

parts
(Askeri) PARÇALAR: Bir malzeme kaleminin başlıca unsurları, aksamı veya tali komple parçaları. Parçalar; yıpranmış, hasara uğramış, kaybolmuş veya tahrip edilmiş unsurları değiştirmek suretiyle malzemeyi sağlam bir duruma getirmek için yedekte bulundurulurlar
parts
{i} parçalar

Bir bütün parçalardan oluşur. - A whole is made up of parts.

Bu fabrika, otomobil parçaları üretmektedir. - This factory manufactures automobile parts.

parts
{i} yetenek
parts
{i} semt

Bir hırsızlar çetesi bu semtte çalışır. - A gang of thieves works these parts.

parts
(Bilgisayar) parça

Tom bir araba fabrikasında yedek parça yapıyor. - Tom is making spare parts in a car factory.

Tom pastayı üç eşit parçaya böldü. - Tom divided the pie into three equal parts.

private parts
mahrem yerler
genitalia
üreme kılganları
genitals
cinsel kılganlar
genitals
üreme kılganları
genitalia
(Tıp) Üreme organları
genitalia
tenasül organları
genitalia
(isim) cinsel organ
genitalia
{i} cinsel organ
genitals
{i} üreme organları
genitals
üreme organ
genitals
(isim) üreme organları
genitals
i., çoğ., tıb. üreme organları, cinsel organlar