gegolten

listen to the pronunciation of gegolten
Almanca - Türkçe
(Gramer) gelten gilt galt gälte geçerli olmak
İngilizce - Türkçe

gegolten teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

qualified
kalifiye

Bir İngilizce öğretmeni olarak kalifiyedir. - He is qualified as an English teacher.

Görev için kalifiye olması onun en az iki yılını alacak. - It will take him at least two years to be qualified for that post.

qualified
vasıflı

Bunu yapmak için vasıflı tek kişiyim. - I'm the only one qualified to do this.

Daha vasıflı olduğumu düşünmüyor musun? - Don't you think I'm more qualified?

applied
(Biyokimya) uygulanmış
applied
(Denizbilim) uygulamış
qualified
sınırlı/nitelikli
qualified
{s} şartlı
qualified
kalifiye,v.nitele: adj.nitelikli
applied
denenmiş
applied
(Bilgisayar) uygulandı

Tolerans kötülüğe uygulandığında bir suç olur. - Tolerance becomes a crime when applied to evil.

Dikkatsizce uygulandığı zaman bilim tehlikeli olabilir. - Science can be dangerous when applied carelessly.

applied
ver/başvur/uygula
counted
addedilmek
counted
sayılmak
applied
tatbiki

Bugünün nazari matematiği yarının tatbikî matematiğidir. - Today's pure mathematics is tomorrow's applied mathematics.

applied
uygulamalı

Bugünün kuramsal matematiği yarının uygulamalı matematiğidir. - Today's pure mathematics is tomorrow's applied mathematics.

Botanik, uygulamalı bir bilim dalıdır. - Botany is an applied science.

applied
{f} uygula

Bu kural her durumda uygulanamaz. - This rule can't be applied to every situation.

O, sınıfta öğrendiğini deneyde uyguladı. - She applied what she had learned in class to the experiment.

applied
kullanıma geçmiş
applied
{s} pratik
Almanca - İngilizce