Sanırım Tom senden çok şey öğrenebilirdi.
- I think Tom could learn a lot from you.
Ben haftalardır senden haber almak için can atıyorum.
- I've been looking forward to hearing from you for weeks.
İstediğimi ondan alacağım.
- I'll take from it what I wish.
Bir dereceye kadar, biz hepimiz ondan muzdaribiz.
- We all suffer from it to some degree.
Ondan uzak durmanız sizin akıllılığınız.
- It was wise of you to keep away from him.
Ondan uzun zaman haber alamadılar.
- They haven't heard from him in a long time.
Çok geçmeden ondan haber alacağımızı umuyorum.
- I hope it won't be long before I hear from her.
Tom, John'un ondan ödünç para almaya çalışacağı konusunda Mary'yi uyardı.
- Tom warned Mary that John would try to borrow money from her.
Onun bisikleti bundan farklıdır.
- His bicycle is different from this one.
Bundan, Feminizmin hala gerekli olduğu sonucuna varabilirsin.
- From this you can conclude that feminism is still necessary.
... Consider the following scenario: you are a minor child and you have deeply religious ...
... Thank you. ...