Yakında senden haber almaktan müteşekkür olacağım.
- I would appreciate hearing from you soon.
Senden küçük bir yardıma ihtiyacım var.
- I need a little help from you.
Tarihi değiştiremeyiz ama ondan öğrenebiliriz.
- We can't change history, but we can learn from it.
Hayat ondan ne beklediğine karar verdiğinde başlar.
- Life starts when you decide what you are expecting from it.
Ondan uzak durmanız sizin akıllılığınız.
- It was wise of you to keep away from him.
O, yıllar önce ondan kitabı ödünç aldı ve onu henüz iade etmedi.
- She borrowed the book from him many years ago and hasn't yet returned it.
Bu eski madeni paraları ondan aldım.
- I got these old coins from her.
O bir hile ile parayı ondan aldı.
- He got the money from her by a trick.
Bundan ne gibi sonuçlar çıkarılabilir?
- What conclusions can be drawn from this?
Bundan kim yararlanıyor?
- Who benefits from this?
... based on the success you've had now, how do you look ...
... Thank you. ...