Bundan kim yararlanıyor?
- Who benefits from this?
Birisi bundan ne kazanır?
- What does one profit from this?
İstediğimi ondan alacağım.
- I'll take from it what I wish.
Bir dereceye kadar, biz hepimiz ondan muzdaribiz.
- We all suffer from it to some degree.
Ondan henüz haberim yok.
- I have had no news from him yet.
Ondan uzun zaman haber alamadılar.
- They haven't heard from him in a long time.
Çok geçmeden ondan haber alacağımızı umuyorum.
- I hope it won't be long before I hear from her.
Tom, John'un ondan ödünç para almaya çalışacağı konusunda Mary'yi uyardı.
- Tom warned Mary that John would try to borrow money from her.
Sanırım Tom senden çok şey öğrenebilirdi.
- I think Tom could learn a lot from you.
Senden bu kadar iyi bir hediye beklememiştim.
- I didn't expect such a nice present from you.