Onun bisikleti bundan farklıdır.
- His bicycle is different from this one.
Bundan kim yararlanıyor?
- Who benefits from this?
Hayat ondan ne beklediğine karar verdiğinde başlar.
- Life starts when you decide what you are expecting from it.
Bir dereceye kadar, biz hepimiz ondan muzdaribiz.
- We all suffer from it to some degree.
Ondan uzun zaman haber alamadılar.
- They haven't heard from him in a long time.
Ondan henüz haberim yok.
- I have had no news from him yet.
Ben ona telefon etmek üzereyken, ondan bir mektup geldi.
- Just when I was about to phone her, a letter arrived from her.
Bu eski madeni paraları ondan aldım.
- I got these old coins from her.
Senden küçük bir yardıma ihtiyacım var.
- I need a little help from you.
Senden bu kadar iyi bir hediye beklememiştim.
- I didn't expect such a nice present from you.