Onun bisikleti bundan farklıdır.
- His bicycle is different from this one.
Bundan kim yararlanıyor?
- Who benefits from this?
İstediğimi ondan alacağım.
- I'll take from it what I wish.
Bir dereceye kadar, biz hepimiz ondan muzdaribiz.
- We all suffer from it to some degree.
Ondan uzun zaman haber alamadılar.
- They haven't heard from him in a long time.
Ondan henüz haberim yok.
- I have had no news from him yet.
Çok geçmeden ondan haber alacağımızı umuyorum.
- I hope it won't be long before I hear from her.
O bir hile ile parayı ondan aldı.
- He got the money from her by a trick.
Sanırım Tom senden çok şey öğrenebilirdi.
- I think Tom could learn a lot from you.
Ben haftalardır senden haber almak için can atıyorum.
- I've been looking forward to hearing from you for weeks.