favorili

listen to the pronunciation of favorili
Türkçe - İngilizce
whiskered
favori
favourite

What's your favourite TV programme? - Favori TV programın nedir?

Milan Kundera is my favourite writer. - Milan Kundera benim favori yazarımdır.

favori
{i} favorite

It's my favorite food. - Bu benim favori yiyeceğim.

His favorite baseball team is the Giants, but he also likes the Lions. - Onun favori beyzbol takımı Devler'dir, fakat o Aslanlar'ı da seviyor.

favori
side whiskers
favori
whisker
favori
front-runner
favori
(Bahis) jolly
favori
(Argo) fave
favori
(Bahis) chalk
favori
sideboards
favori
{i} whiskers
favori
favourite [Brit.]
favori
front runner
favori
fair boy
favori
sideburn

Tom has decided to grow sideburns. - Tom favorilerini uzatmaya karar verdi.

Tom decided to grow sideburns. - Tom favori bırakmaya karar verdi.

favori
{i} sideburns

Tom grew his sideburns back. - Tom favorilerini tekrar büyüttü.

May I shave your sideburns? - Ben Favorilerinizi tıraş edebilir miyim?

favori
muttonchops
favori
to one's liking, favorite (used of songs, singers, athletes, movie stars)
favori
favourite, favorite; the favourite
favori
the one having the odds in his favor
Türkçe - Türkçe

favorili teriminin Türkçe Türkçe sözlükte anlamı

FAVORİ
(Osmanlı Dönemi) Fr. Sakalın kulak hizasından yanağa doğru inen kısmı
FAVORİ
(Osmanlı Dönemi) Bir müsabakayı kazanacağı tahmin edilen şahıs, takım veya hayvan
favori
Yüzün iki yanında bırakılan sakal demeti
favori
Herhangi bir iş veya yarışmada üstünlük sağlayaacağına inanılan (kimse, taraf, takım vb.)
favori
Yüzün iki yanında bırakılan sakal demeti: "Gür ve sarı kaşları, beyaz favorileri ile bir İngiliz albayını andırıyordu."- H. Taner
favori
Bir yarışı kazanacağı düşünülen takım ya da kimse
favori
Sakalın kulak hizasından yanağa doğru inen kısmı
favori
Herhangi bir iş veya yarışmada üstünlük sağlayacağına inanılan kimse, taraf, takım vb
favori
çok beğenilen
favori
Yarışı kazanacağı düşünülen at
favori
En çok beğenilen
favorili