favori̇

listen to the pronunciation of favori̇
Türkçe - Türkçe
(Osmanlı Dönemi) Fr. Sakalın kulak hizasından yanağa doğru inen kısmı
(Osmanlı Dönemi) Bir müsabakayı kazanacağı tahmin edilen şahıs, takım veya hayvan
favori
Yüzün iki yanında bırakılan sakal demeti
favori
Herhangi bir iş veya yarışmada üstünlük sağlayaacağına inanılan (kimse, taraf, takım vb.)
favori
Yüzün iki yanında bırakılan sakal demeti: "Gür ve sarı kaşları, beyaz favorileri ile bir İngiliz albayını andırıyordu."- H. Taner
favori
Bir yarışı kazanacağı düşünülen takım ya da kimse
favori
Sakalın kulak hizasından yanağa doğru inen kısmı
favori
Herhangi bir iş veya yarışmada üstünlük sağlayacağına inanılan kimse, taraf, takım vb
favori
çok beğenilen
favori
Yarışı kazanacağı düşünülen at
favori
En çok beğenilen
Fransızca - Türkçe

favori̇ teriminin Fransızca Türkçe sözlükte anlamı

favori
[le] [la] en çok beğenilen, [le] gözde, favori
Favori
sevdiğim
favori
peyk
favori
en sevdiğim

Matematik en sevdiğim ders. - Les mathématiques sont ma matière favorite.

favori
sevdiğiniz
favori
sevdiğin
favori
sevdiği
İtalyanca - Türkçe

favori̇ teriminin İtalyanca Türkçe sözlükte anlamı

favori
iyilikler
İngilizce - İngilizce

favori̇ teriminin İngilizce İngilizce sözlükte anlamı

brelan favori
In French games, a pair royal composed of 2 cards in the hand and the card turned
Türkçe - İngilizce

favori̇ teriminin Türkçe İngilizce sözlükte anlamı

favori
favorite

It's my favorite food. - Bu benim favori yiyeceğim.

Almaty is my favorite city! - Alma Ata benim favori şehrim!

favori
favourite

Milan Kundera is my favourite writer. - Milan Kundera benim favori yazarımdır.

Stephen King is one of my favourite writers. - Stephen King benim favori yazarlarımdan biri.

favori
side whiskers
favori
whisker
favori
front-runner
favori
(Bahis) jolly
favori
(Argo) fave
favori
(Bahis) chalk
favori
favourite [Brit.]
favori
to one's liking, favorite (used of songs, singers, athletes, movie stars)
favori
front runner
favori
whiskers
favori
sideburns

Tom has decided to grow sideburns. - Tom favorilerini uzatmaya karar verdi.

Tom decided to grow sideburns. - Tom favori bırakmaya karar verdi.

favori
favourite, favorite; the favourite
favori
fair boy
favori
sideboards
favori
the one having the odds in his favor
favori aktivite
favorite activity
favori (saç)
sideburn
favori görmek
be one's favourite
favori hayali karakter
favorite fictional character
favori yedek
hot standby
favori yedek
hot spare
yenilmek (favori rakip)
be upset
bu yarışta hangi at favori
Which horse is the favorite in this race
favori
sideburn

May I shave your sideburns? - Ben Favorilerinizi tıraş edebilir miyim?

Tom has decided to grow sideburns. - Tom favorilerini uzatmaya karar verdi.

favori
muttonchops
favoriler
{i} whiskers
uzun favori
weepers