fark et

listen to the pronunciation of fark et
Türkçe - İngilizce
descry
farket
{f} spotted
farket
{f} spot
farket
{f} spotting
farket
realize

It was not until Lucy left me that I realized how much I loved her. - Lucy beni terkedinceye kadar onu ne kadar çok sevdiğimi farketmedim.

It didn't take Tom long to realize he wasn't welcome there. - Tom'un orada sıcak karşılanmadığını farketmesi uzun zaman almadı.

farket
{f} perceived
fark et