event(s) of which one is cognizant

listen to the pronunciation of event(s) of which one is cognizant
İngilizce - Türkçe

event(s) of which one is cognizant teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

experience
{i} başa gelen olay
experience
{f} tecrübe etmek
experience
(Tıp) eksperiyans
experience
marifetli
experience
bizzat yaşamak
experience
yaşantılamak
experience
görüp geçirmek
experience
(Nükleer Bilimler) deneyim

O genç ama deneyimli. - He is young, but experienced.

Eğer yurt dışında ilk yaşama deneyiminse, Kanada gidilecek iyi bir yerdir. - Canada is a good place to go if it's your first experience living abroad.

experience
{f} karşılaşmak
experience
{i} yaşam

Bu tecrübe onun yaşamında çok önemli sayılır. - This experience counts for much in his life.

Her gün güzelliği yaşamak için sanatçı olmana gerek yok. - You don't need to be an artist in order to experience beauty every day.

experience
başa gelen şey
experience
(isim) deneyim, pratik, tecrübe, başa gelen olay, hayat, yaşam, olay, din değiştirme [amer.]
experience
{i} olay

Bu, Mary'nin ailedeki ilk ölüm olayıdır. - This is Mary's first experience of a death in the family.

Bu olay beni değiştirdi. - This experience has changed me.

experience
deney

Eğer yurt dışında ilk yaşama deneyiminse, Kanada gidilecek iyi bir yerdir. - Canada is a good place to go if it's your first experience living abroad.

O genç ama deneyimli. - He is young, but experienced.

experience
{f} uğramak
experience
serüven
experience
{i} deneyim, tecrübe
experience
görüp geçi
İngilizce - İngilizce
experience
event(s) of which one is cognizant