Bill haftaya geri dönecek.
- Bill kommt nächste Woche zurück.
Tom, Meryem'i kendisiyle Boston'a geri dönmeye ikna etti.
- Tom hat Maria dazu überredet, mit ihm nach Boston zurückzukehren.
Haziranda Avrupa'ya geri geliyoruz.
- Wir kommen im Juni nach Europa zurück!
Sana yardım etmek için geri geldim.
- Ich bin zurückgekommen, um dir zu helfen.
Rus büyükelçisi şaşkına döndü.
- The Russian ambassador was taken aback.
Saçını tıraş edersen, tekrar daha kalın uzayacaktır.
- If you shave your hair, it will grow back thicker.
Geçmişte lisede, her sabah altıda kalkardım.
- Back in high school, I got up at 6 a.m. every morning.
Mütevazı bir geçmişten geliyorum.
- I come from a humble background.
Aktris, sahne üzerinde geriye düştü.
- The actress fell backward over the stage.
Bir depremde, yer yukarı ve aşağı ya da geriye ve ileriye sallanabilir.
- In an earthquake, the ground can shake up and down, or back and forth.
He will be back in ten minutes.
- Er ist in zehn Minuten zurück.
I'll be back in two hours.
- Ich bin in zwei Stunden zurück.
Do friends sleep with friends and then murder them? Dima asked in return.
- Schlafen Freunde mit Freunden und ermorden sie dann?, fragte Dima zurück.