zugehörigkeit

listen to the pronunciation of zugehörigkeit
German - Turkish
[die] üyelik; aidiyet
ait olan
aidiyet duygusu
English - Turkish

Definition of zugehörigkeit in English Turkish dictionary

affiliation
{i} üyeliğe kabul bağlanma
affiliation
{i} yakın ilişki
affiliation
{i} üyelik
affiliation
bağlantı
affiliation
{i} birleştirme
affiliation
{i} evlat edinme
affiliation
(Pisikoloji, Ruhbilim) yakınlık
affiliation
tefani
affiliation
(Politika, Siyaset) ortaklık
belonging
{i} eşya

Bütün bunlar kişisel eşyalarınız mı? - Are these all your belongings?

Tom tüm eşyalarını bir araya toplandı. - Tom gathered together all his belongings.

affiliation
ilişki

Senin üniversitenle hiçbir ilişkim yok. - I have no affiliation with your university.

belonging
kişisel eşya

Kişisel eşyalarımı otobüste bırakabilir miyim? - May I leave my belongings on the bus?

Onların hepsi benim kişisel eşyalarım. - They are all my personal belongings.

affiliation
{i} bağlama
affiliation
{i} katma
affiliation
{i} ekleme
affiliation
(Tıp) Gayrı meşru bir çocuğun babasının, şüphe edilen kimse olduğuna karar vermek anlamında kullanılan bir hukuk deyimi
affiliation
birleşme