Replace the old tires with new ones.
- Eski tekerlekleri yenisiyle değiştir.
They speak English in New Zealand.
- Yeni Zelanda'da, halk İngilizce konuşur.
Attach a recent photograph to your application form.
- Başvuru formunuza yeni bir fotoğrafınızı tutturun.
Is it a recent picture?
- O, yeni bir resim mi?
Her new novel has become a best seller.
- Onun yeni romanı çoksatar oldu.
His new novel will come out next month.
- Yeni romanı gelecek ay piyasaya çıkacak.
Several young engineers were employed and were devoted to developing a new computer.
- Birçok genç mühendis istihdam edildi ve onlar kendilerini yeni bir bilgisayar geliştirmek için adadılar.
Young animals adapt quickly to a new environment.
- Genç hayvanlar hızla yeni bir çevreye uyum sağlarlar.
This laboratory is equipped with the latest computers.
- Bu laboratuvar en yeni bilgisayarlarla donatılmıştır.
Tom's latest movie just came out.
- Tom'un son filmi yeni yayınlandı.
She is an English teacher fresh from college.
- O üniversiteden yeni mezun bir İngilizce öğretmenidir.
She is fresh from college, so she has no experience.
- O üniversiteden yeni mezundur, bu yüzden hiç deneyimi yok.
Tom put new strings on the old guitar that he had just bought.
- Tom aldığı eski gitara yeni teller taktı.
Have you finished it? On the contrary, I'm just starting.
- Bitirdin mi? Aksine, yeni başlıyorum.
Sooner or later, we'll have to buy a new TV since the TV we have now is a very old model.
- Er ya da geç, şu an sahip olduğumuz TV çok eski bir model olduğu için yeni bir televizyon almak zorunda kalacağız.
He was re-elected six years later.
- Altı yıl sonra yeniden seçildi.
Mary used her smartphone as a mirror to touch-up her makeup.
- Meryem makyajını yenilemek için akıllı telefonunu ayna olarak kullandı.
I want a new smartphone!
- Yeni bir akıllı telefon istiyorum!
The hotel is looking for a new head receptionist.
- Otel yeni bir baş resepsiyonist arıyor.
This curry is too hot to eat.
- Bu köri yenilmeyecek kadar sıcaktır.
Washington's neocons believe that there is a clash of civilizations that they're going to win.
- Washington'un yeni muhafazakarları onların kazanacakları bir medeniyetler çatışması olduğuna inanıyor.
Have you known Tom for a long time? No, I've only just met him.
- Tom'u uzun zamandır tanıyor musun? Hayır, daha yeni tanıştım.
I only just met them.
- Onlarla daha yeni tanıştım.
He recently traded in his jeep for a new Mercedes.
- O, son zamanlarda jipini yeni bir Mersedesle değiştirdi.
Recently, I moved to a new apartment.
- Geçenlerde yeni bir daireye taşındım.
The priest blessed the newly built church.
- Rahip yeni yapılan kiliseyi kutsadı.
Newly printed books smell good.
- Yeni basılmış kitaplar güzel kokuyor.
I love the aroma of freshly brewed coffee.
- Yeni demlenmiş kahve kokusunu seviyorum.
A freshly baked cake doesn't cut easily.
- Yeni pişirilmiş bir kek kolayca kesilmez.
I haven't renewed my subscription.
- Aboneliğimi yenilemedim.
I had my driver's license renewed last month.
- Sürücü belgemi geçen ay yenilettim.
Lisa's room needs to be cleaned again.
- Lisa'nın odası yeniden temizlenmeli.
He made a clean break with them.
- O onlarla yeni bir sayfa açtı.
His new job further separates him from his family.
- Onun yeni işi onu ailesinden daha çok ayırıyor.
Older carpets are more valuable than newer carpets.
- Eski halılar yeni halılardan daha değerlidir.
Tom has a newer car than I do.
- Tom'un benimkinden daha yeni bir arabası var.
A few days after new moon, we see a thin crescent in the western evening sky. The crescent Moon waxes, or appears to grow fatter, each night.
- Yeni aydan sonra birkaç gün batı akşamı gökyüzünde ince bir hilal görürüz.Hilal ay her gece gittikçe büyür ya da şişmanlıyor gibi görünür.
Tom and Mary were among the new arrivals.
- Tom ve Mary yeni gelenler arasındaydı.
New models of Japanese cars usually come out in the spring.
- Japon arabalarının yeni modelleri genellikle ilkbaharda çıkar.
The new model is expected to be put on the market early next year.
- Yeni modelin, önümüzdeki yılın başlarında piyasaya sürülmesi bekleniyor.
Tom and Mary are newlyweds.
- Tom ve Mary yeni evliler.
Tom and I are newlyweds.
- Tom ve ben yeni evlileriz.
I have attempted to create a good essay which utilizes my Japanese, but my professor said that much of it was incorrect and that I have to do it all over again.
- Japoncam için faydalı olacak güzel bir yazı hazırlamaya çalıştım, ama öğretmenim yazıda epey yanlışlar olduğunu ve yeni baştan yazmam gerektiğini söyledi.
If you had to do it all over again, what would you do differently?
- Yeni baştan yapman gerekse neyi farklı yapardın?
They arrived in New Delhi on July 9th.
- 9 Temmuzda Yeni Delhi'ye vardılar.
New Delhi is the capital of India.
- Yeni Delhi Hindistan'ın başkentidir.
We're having a housewarming party this evening.
- Biz bu akşam yeni eve taşınma partisi veriyoruz.
Papua New Guinea is the second largest country in Oceania after Australia.
- Papua Yeni Gine Avustralya'nın ardından Okyanusya'da en büyük ikinci ülkedir.
Most of the Melanesians living in Papua New Guinea have very curly hair, don't they?
- Papua Yeni Gine'de yaşayan birçok Melanezyalının çok kıvırcık saçları vardır, değil mi?
Soon the new year comes around.
- Yakında yeni yıl geliyor.
We celebrated the New Year with a party.
- Yeni yılı bir partiyle kutladık.