yanılmış

listen to the pronunciation of yanılmış
Turkish - English
all out
wide
wrong

It seems I was wrong about them. - Ben onlar hakkında yanılmışım gibi görünüyor.

It seems I was wrong about you. - Ben senin hakkında yanılmışım gibi görünüyor.

mistaken

You must be mistaken. - Sen yanılmış olmalısın.

He is sadly mistaken. - Ne yazık ki yanılmıştır.

yanıl
slip up
yanıl
{f} erring
yanıl
err

Trial and error is essential to progress. - Deneme yanılma, ilerleme adına çok ehemmiyetlidir.

We learn by trial and error. - Biz deneme ve yanılma ile öğreniriz.

hesaplarda yanılmış olmak
be off in one's calculations