Öğrenciler televizyon ve çizgi roman yüzünden, çok kitap okumazlar.
- Students don't read many books because of TV and comics.
Posta grev yüzünden ertelendi.
- The mail is delayed because of the strike.
Ben, bir trafik sıkışıklığı nedeniyle toplantıya geç kaldım.
- I was late for the meeting because of a traffic jam.
Yağmur nedeniyle toplantı iptal edildi.
- The meeting was canceled because of the rain.
Kaza onun dikkatsizliğinden dolayıydı.
- The accident was due to his carelessness.
Claude; sınıfımda klorofil dolayısıyla yeşil tenli olan ototrofik bir çocuk, ayın ormanlaşmasını hayal ediyor.
- Claude, an autotropic boy in my class whose skin is green due to chlorophyll, dreams of foresting the moon.
Japonya'nın dış yardımları yurttaki ekonomik yavaşlamadan dolayı kısmen azalıyor.
- Japan's foreign aid is decreasing in part because of an economic slowdown at home.
Twitter hesabım spamden dolayı askıya alındı.
- My Twitter account is suspended because of spamming.
Onun başarısı çoğunlukla iyi şansa bağlıydı.
- His success was mostly due to good luck.