Tom ve Mary'nin evlat edinilmiş bir kızı var.
- Tom and Mary have one adopted daughter.
Evlat edinilmiş olduğumu biliyorum.
- I know that I'm adopted.
Dört evin önünden geçtim.
- I passed by four houses.
Ne kadar zaman geçtiğini söyleyemem.
- I cannot say how much time passed.
Zengin tüccar çocuğu evlatlık aldı ve onu mirasçısı yaptı.
- The rich merchant adopted the boy and made him his heir.
Anne evlatlık oğluna karşı zalimdi.
- The mother was cruel to her adopted son.
Gemi köprünün altından geçti.
- The ship passed under the bridge.
Ne kadar zaman geçtiğini söyleyemem.
- I cannot say how much time passed.
Büyükbaba ve büyükannelerim Almandı ve dil bana ve erkek kardeşime geçmiş oldu.
- My grandparents were German, and the language has been passed down to me and my brother.
Kendimden geçmiş olmalıyım.
- I must've passed out.
Tom yeni bir politika benimsedi.
- Tom adopted a new policy.
Tom Mary'nin fikrini benimsedi.
- Tom adopted Mary's idea.
Yapraklar her geçen gün kırmızıya döndü.
- The leaves turned red as the days passed.
Onun erkek kardeşi geçen ay öldü.
- His brother passed away last month.
Tom Mary'nin fikrini benimsedi.
- Tom adopted Mary's idea.
Tom yeni bir politika benimsedi.
- Tom adopted a new policy.