O bir bebekken evlat edinilmiştir.
- She was adopted as an infant.
Evlat edinilmiş olduğumu biliyorum.
- I know that I'm adopted.
Ne kadar zaman geçtiğini söyleyemem.
- I cannot say how much time passed.
Gemi Panama Kanalından geçti.
- The ship passed through the Panama Canal.
Anne evlatlık oğluna karşı zalimdi.
- The mother was cruel to her adopted son.
O, yetimi evlatlık kabul etti.
- He adopted the orphan.
Test sürüşünü geçtikten sonra bir araba aldı.
- After she had passed her driving test, she bought a car.
Dört evin önünden geçtim.
- I passed by four houses.
Kendimden geçmiş olmalıyım.
- I must have passed out.
Günler haftaları, haftalar ayları kovaladı ve biz ne olduğunun farkına bile varmadan başka bir yıl daha geçmiş oldu.
- Days turned into weeks, weeks turned into months and, before we knew it, another year had passed.
Tom defter tutma metodumuzu benimsedi.
- Tom adopted our method of bookkeeping.
Tom yeni bir politika benimsedi.
- Tom adopted a new policy.
Annesi geçen yıl öldü.
- Her mother passed away last year.
Tom geçen pazartesi girdiği sınavı geçti.
- Tom passed the test he took last Monday.
Onlar teklifi benimsediler.
- They adopted the proposal.
Tom yeni bir politika benimsedi.
- Tom adopted a new policy.