unutma

listen to the pronunciation of unutma
Turkish - English
oblivion
omission
Don't forget

Please don't forget to shut the door. - Lütfen kapıyı kapamayı unutma.

Don't forget what I told you. - Sana söylediklerimi unutma.

keep in mind

Keep in mind that Tom doesn't speak French very well. - Unutma Tom Fransızcayı çok iyi konuşmaz.

You must keep in mind that she's much younger than you. - Onun senden daha genç olduğunu unutmamalısın.

dont forget
unutmak
forget

Sadako wanted to forget about it. - Sadako onu unutmak istedi.

He says he drinks to forget. - O, unutmak için içtiğini söylüyor.

unutma, nisyan
Do not forget, nisyan
unutma beni
(çiçek) forget-me-not
unut
forget

Please don't forget to post the letters. - Lütfen mektupları postalamayı unutma.

Please don't forget to mail the letters. - Lütfen mektupları postalamayı unutma.

unut
forgot

He forgot to give back my dictionary. - Sözlüğümü geri vermeyi unuttu.

I forgot to turn off the television before bed. - Yatmadan önce televizyonu kapatmayı unuttum.

unutmak
leave out
unutmak
{f} omit
beni asla unutma
never forget me
beni unutma
don't forget me
unutmak
forget under
unutmak
be unaware of
unutmak
disremember
unutmak
pass the sponge over
unutmak
(deyim) go out of someone's mind
unutmak
lose sight of
unut
forgotten

Soon learnt, soon forgotten. - Çabuk öğrenilirse, çabuk unutulur.

The event was forgotten in progress of time. - Zamanın ilerlemesiyle olay unutuldu.

unut
disremember
unutmak
be unmindful of
unutmak
{f} unlearn
unutmak
{f} neglect
unutmak
(eşya) leave
unutmak
loose sight of
unutmak
be oblivious of
unutmak
leave behind
Turkish - Turkish
Unutmak durumu
nisyan
(Osmanlı Dönemi) VEHL
unutma beni
Küçük mavi çiçekler açan bir bitki
Unutmak
(Osmanlı Dönemi) FESH
unutmak
Aklında kalmamak, hatırlamamak: "Kaç kere aynı palavralarla kendimi avutmuş, öfkemi geçirmiş, sonradan hepsini unutmuştum."- R. H. Karay
Unutmak
çıkmak
Unutmak
(Osmanlı Dönemi) İFHA'
Unutmak
bırakmak
unutmak
Bir şeyi yapamaz duruma gelmek: "Onu da bilirdim eskiden memlekette iken amma sonradan unuttum."- O. C. Kaygılı
unutmak
Bir şeyi yapamaz duruma gelmek
unutmak
Hatırdan, gönülden çıkarmak
unutmak
Gereken önemi vermemek, üstünde durmamak
unutmak
Bir şeyi dalgınlıkla bir yerde bırakmak
unutmak
Gereken önemi vermemek, üstünde durmamak: "İçinde kabaran sevinçten vücudunun berelerini unutarak uyudu."- H. E. Adıvar
unutmak
Bağışlamak
unutmak
Hatırdan, gönülden çıkarmak: "İyiliğini de ölünceye kadar unutmam."- M. Ş. Esendal
unutmak
Aklında kalmamak, hatırlamamak
unutma
Favorites