to take all the money another player currently has on the table

listen to the pronunciation of to take all the money another player currently has on the table
English - Turkish

Definition of to take all the money another player currently has on the table in English Turkish dictionary

stack
{i} yığın

Ebeveynlerimin evinde bir yığın National Geographic dergisi buldum. - I found a stack of old National Geographic magazines at my parents' house.

Tom bir kitap yığını taşıyarak içeri girdi. - Tom came in carrying a stack of books.

stack
{f} istif etmek
stack
(Bilgisayar) yığınla
stack
{i} baca
stack
sap
stack
istif

Tom yakacak odunu odunluğun içine istif etti. - Tom stacked the firewood inside the woodshed.

Tom kutuları dikkatle istifliyor. - Tom is carefully stacking the boxes.

stack
demet
stack
bolluk
stack
{f} yüklemek
stack
muntazam yığın
stack
(isim) yığın, küme, istif, tınaz, kitap rafı, baca, egzoz, ortak anten, tüfek çatısı
stack
demet,v.yığ: n.yığın
stack
{i} tınaz
stack
saman veya ot kümesi
stack
{i} kitap rafı
stack
{i} tınaz, ekin yığını
stack
(fiil) yığmak, kümelemek, istif etmek, yüklemek, çatmak (tüfekleri), daireler çizerek uçmak
stack
have the cards stacked against one güç bir durumda olmak
stack
engeller karşısında
English - English
stack

I won Jill's last $100 this hand; I stacked her!.

to take all the money another player currently has on the table

    Hyphenation

    to take all the mon·ey an·oth·er play·er cur·rent·ly has on the ta·ble

    Turkish pronunciation

    tı teyk ôl dhi mʌni ınʌdhır pleyır kırıntli hız ôn dhi teybıl

    Pronunciation

    /tə ˈtāk ˈôl ᴛʜē ˈmənē əˈnəᴛʜər ˈplāər ˈkərəntlē həz ˈôn ᴛʜē ˈtābəl/ /tə ˈteɪk ˈɔːl ðiː ˈmʌniː əˈnʌðɜr ˈpleɪɜr ˈkɜrəntliː həz ˈɔːn ðiː ˈteɪbəl/
Favorites