to keep in one's pay or service

listen to the pronunciation of to keep in one's pay or service
English - Turkish

Definition of to keep in one's pay or service in English Turkish dictionary

retain
{f} korumak; sürdürmek, devam ettirmek: They've retained that custom. O
retain
{f} tutmak

Biz bir avukat tutmak zorunda kaldık. - We had to retain a lawyer.

retain
aklında tutmak
retain
tutmak (avukat vb)
retain
tutmak (ısı vb)
retain
korumak

Her şeyi korumak isteyen her şeyin kaçışına izin verir. - Whoever wants to retain everything lets everything escape.

retain
ücretle tutmak (avukat vb)
retain
sızdırmamak (sıvıyı)
retain
pulla (avukat) tutmak
retain
yitirmemek
retain
tut

Biz bir avukat tutmak zorunda kaldık. - We had to retain a lawyer.

retain
{f} alıkoymak
retain
Alıkoymak, elinde bulundurmak
retain
{f} parayla tutmak
retain
elde tutulabilir
retain
(fiil) alıkoymak, tutmak, elinden kaçırmamak, unutmamak, kaybetmemek, parayla tutmak
retain
(Nükleer Bilimler) alıkoyma
retain
ücretle tutmak akılda tutmak unutmamak
retain
retainable s
retain
retaining wall istinat duvarı
English - English
retain
To keep in ones pay or service
retain
to keep in one's pay or service

    Hyphenation

    to keep in one's pay or ser·vice

    Turkish pronunciation

    tı kip în wʌnz pey ır sırvıs

    Pronunciation

    /tə ˈkēp ən ˈwənz ˈpā ər ˈsərvəs/ /tə ˈkiːp ɪn ˈwʌnz ˈpeɪ ɜr ˈsɜrvəs/
Favorites