to deprive of content; to make uneasy; to dissatisfy

listen to the pronunciation of to deprive of content; to make uneasy; to dissatisfy
English - Turkish

Definition of to deprive of content; to make uneasy; to dissatisfy in English Turkish dictionary

discontent
{i} memnuniyetsizlik

Dilek memnuniyetsizlikten kaynaklanır. Bunu kontrol etmeye çalışın. - Desire is a source of discontent. Try to control it.

discontent
hoşnutsuz

Hoşnutsuzluğumu ifade etmek için yazıyorum. - I write to express my discontent.

Tom hoşnutsuz görünüyor. - Tom seems discontented.

discontent
dargın
discontent
sızıltı
discontent
hoşnut olmayan
discontent
{f} hoşnutsuzluk ver
discontent
hoşnutsuzluk

Başkaları ile hoşnutsuzluk içinde yaşamaktansa dünya malından vazgeçmek daha iyi. - Better to give up possessions than to live in discontent with others.

discontent
memnun olmayan
discontent
dargınlık
discontent
hoşnutsuzluk,v.hoşnutsuzluk ver: n.hoşnutsuzluk
discontent
istemeyerek
discontent
discontentedness discontentment hoşnutsuzlu
discontent
{i} üzücü şey
discontent
discontentedly hoşnutsuz olarak
discontent
memnuniyetsizliğe sebep olmak
discontent
memnuniyetsizlikle
English - English
discontent
To deprive of
bate
to deprive of content; to make uneasy; to dissatisfy
Favorites