something astonishing and seemingly inexplicable

listen to the pronunciation of something astonishing and seemingly inexplicable
English - Turkish

Definition of something astonishing and seemingly inexplicable in English Turkish dictionary

wonder
{f} merak etmek

Tom'un nerede olduğunu merak etmekten başka yapabileceğim bir şey yok. - I can't help but wonder where Tom is.

Tom üniversiteye gitseydi daha varlıklı olup olmayacağını merak etmekten kendini alamıyor. - Tom can't help wondering whether he would have been better off if he had gone to college.

wonder
{i} mucize

Çocuklar için, bu dünya harikalar ve mucizelerle doludur. - For children, this world is full of wonders and miracles.

Bu kuruluşta onların hepsi patron olduğu ve Hintli olmadığı için, herhangi bir karar alınması bir mucize. - Since in this organization they're all chiefs and no Indians, it's a wonder any decisions get made.

wonder
{i} hayret
wonder
{i} hayranlık
wonder
{i} şaşkınlık

Sadece bir şaşkınlık şimdi bize yardımcı olabilir. - Only a wonder can help us now.

O şaşkınlıkla etrafına bakındı. - She looked around in wonder.

wonder
şaşırmak

Şaşırmak, merak etmek, anlamaya başlamaktır. - To be surprised, to wonder, is to begin to understand.

wonder
tansık
wonder
icaz
wonder
teşvişlenmek
wonder
hayretleniş
wonder
kızıksınmak
wonder
taaccüplenmek
wonder
taaccüpleniş
wonder
acayibât
wonder
hayran olmak
wonder
acibe
wonder
{i} şaşılacak şey

Onların hâlâ uyanık olması şaşılacak şey. - It's a wonder they're still awake.

wonder
wonder if merak etmek
wonder
(fiil) merak etmek, hayret etmek, şaşmak
English - English
wonder

The idea was so crazy that it is a wonder that anyone went along with it.

something astonishing and seemingly inexplicable

    Hyphenation

    some·thing as·ton·ish·ing and seemingly in·ex·pli·ca·ble

    Turkish pronunciation

    sʌmthîng ıstänîşîng ınd simîngli înıksplîsıbıl

    Pronunciation

    /ˈsəmᴛʜəɴɢ əˈstänəsʜəɴɢ ənd ˈsēməɴɢlē ˌənəkˈspləsəbəl/ /ˈsʌmθɪŋ əˈstɑːnɪʃɪŋ ənd ˈsiːmɪŋliː ˌɪnəkˈsplɪsəbəl/
Favorites