sizleri

listen to the pronunciation of sizleri
Turkish - English
you
siz
you

I don't see your point. - Siz insanları anlamıyorum.

I know that you're a teacher. - Sizin bir öğretmen olduğunuzu biliyorum.

siz
out of

We're going to get you out of there. - Sizi oradan çıkaracağız.

I think we're out of your size. - Sanırım sizin bedeniniz bitti.

siz
without

Ordering from catalogs saves you time and money without requiring you to leave the house. - Kataloglardan sipariş verme evden ayrılmanızı gerektirmeden size zaman para kazandırır.

I'd never borrow anything of yours without asking first. - Öncelikle sormadan sizin herhangi bir şeyinizi asla ödünç almam.

siz
{i} ye
siz
bereft
siz
non

None of your business. - Bu sizi ilgilendirmez.

That's none of your business. - Onun sizinle bir ilgisi yok.

siz
thee
siz
{f} leak
siz
innocent of
siz
wanting
siz
{s} lacking
siz
{s} guiltless
siz
un
siz
sans
siz
with no
siz
in
siz
sine
siz
ex
siz
devoid of
siz
void of
Turkish - Turkish
sizleri
Favorites