sizi

listen to the pronunciation of sizi
Turkish - English
you

I love living with you. - Sizinle yaşamayı seviyorum.

Because we love you, we are updating Tatoeba to bring you a better user experience. See? We love you huh? - Çünkü biz sizi seviyoruz, daha iyi bir kullanıcı deneyimi getirmek için Tatoeba'yı güncelleştiriyoruz. Gördünüz mü? Biz sizi seviyoruz ha?

siz
you

Hello, are you Mr Ogawa? - Merhaba, siz Bay Ogawa mısınız?

I do not understand you. - Siz insanları anlamıyorum.

sizi seviyoruz
We love you
sizi temin ederim
i assure you
sizi anneannem ile tanıştırabilir miyim
May I introduce you to my grandmother
sizi bekleme listesine kayıt etmemi ister misiniz
Would you like me to put you on our waiting list
sizi beklettiğim için özür dilerim
I am sorry to have kept you waiting
sizi bir dakika rahatsız edebilir miyim
May I bother you for a moment
sizi dedem ile tanıştırabilir miyim
May I introduce you to my grandfather
sizi eşim ile tanıştırabilir miyim
May I introduce you to my wife
sizi eşim ile tanıştırabilir miyim
May I introduce you to my husband
sizi rahatsız mı ediyorum
Am I disturbing you
sizi sonra tekrar arayacağım
I'll call again later
sizi tekrar gördüğüme sevindim
I'm glad to see you again
sizi tenzih ederek
(deyim) present company except
sizi torunum ile tanıştırabilir miyim
May I introduce you to my granddaughter
sizi torunum ile tanıştırabilir miyim
May I introduce you to my grandson
sizi çok özledik
we miss you so much
siz
out of

How many times have I told you guys to stay out of my room? - Siz arkadaşlara odamın dışında kalmanızı kaç kez söyledim.

Your opinion seems to be out of date. - Sizin fikirleriniz güncelliğini yitirmiş gibi görünüyor

siz
{i} ye
siz
without

People will question all the good things they hear about you but believe all the bad without a second thought. - İnsanlar sizin hakkınızda duydukları bütün iyi şeyleri sorgulayacak fakat bütün kötü şeylere tereddüt etmeden inanacaklardır.

Tom wouldn't leave without your permission. - Tom sizin izniniz olmadan gitmedi.

siz
bereft
siz
non

That's none of your business. - Onun sizinle bir ilgisi yok.

None of your business. - Bu sizi ilgilendirmez.

siz
thee
siz
{f} leak
aşırı hız yüzünden durdurdum sizi
I stopped you for speeding
ona sizi aramasını söylerim
I'll have him call you back
siz
un
siz
ex
siz
innocent of
siz
sine
siz
void of
siz
sans
siz
lacking
siz
wanting
siz
devoid of
siz
with no
siz
guiltless
siz
in
Turkish - Turkish
sizi
Favorites