simple past tense and past participle of wick

listen to the pronunciation of simple past tense and past participle of wick
English - Turkish

Definition of simple past tense and past participle of wick in English Turkish dictionary

wicked
kötü

Cinayet kötü bir suçtur. - Murder is a wicked crime.

Kötüleri cezalandır ve zayıfları koru. - Punish the wicked and save the weak.

wicked
{s} harika
wicked
{s} fena
simple past tense
(Dilbilim) geçmiş zaman
wicked
ruhunda kötülük besleyen
wicked
kötü ruhlu
wicked
kötülük peşinde olan
simple past tense
-di'li geçmiş zaman
wicked
yaramaz

Pinokyo, seni yaramaz çocuk! - Pinocchio, you wicked boy!

wicked
(sıfat) ahlaksız, kötü huylu, kötü, fena, kötücül, günahkâr, hınzır, muzip, yaramaz, hain, aşağılık, harika
wicked
yaman
wicked
şuluk
wicked
muzip
wicked
wickedlygünahkarca
wicked
hayırsız
wicked
adi
wicked
bayağı
wicked
{s} aşağılık

Cinderella'nın iki aşağılık üvey kız kardeşi vardı. - Cinderella had two wicked stepsisters.

wicked
{s} kötü huylu
wicked
"the" ile kötü kişiler
wicked
wickednessgünahkârlık
English - English
wicked
simple past tense and past participle of wick
Favorites