Su yüzmek için yeterince sıcak.
- Das Wasser ist warm genug zum Schwimmen.
Su yüzmek için yeterince sıcak.
- Das Wasser ist warm genug zum Schwimmen.
Haftada bir kez yüzmeye gidiyorum.
- Ich gehe einmal in der Woche schwimmen.
Bu nehir içinde yüzmek için tehlikelidir.
- This river is dangerous to swim in.
Bu nehir içinde yüzmek için tehlikelidir.
- That river is dangerous to swim in.
O, çocukların yüzüşünü izledi.
- He watched the boys swimming.
O, çocukların havuzda yüzüşünü izledi.
- She watched the children swimming in the pool.
Nasıl yüzeceğimi bilmiyorum.
- I don't know how to swim.
John yüzme kulübündedir.
- John is in the swimming club.
She taught me how to swim.
- Sie hat mir das Schwimmen beigebracht.
He went to sea to swim.
- Er ist ans Meer gegangen, um zu schwimmen.