sıtma

listen to the pronunciation of sıtma
Turkish - English
{i} malaria

He has never really got over malaria he caught in the East during the war. - Savaş sırasında Doğuda yakalandığı sıtmayı asla gerçekten atlatamadı.

They're suffering from malaria. - Onlar sıtmadan çekiyorlar.

Malaria, ague, intermittent fever, jungle fever, marsh fever
malaria malarya
intermittent fever
jungle fever
marsh fever
ague
aguish
swamp fever
intermittent
paludism
sıtma ağacı
malaria tree
sıtma ateşi
ague
sıtma ağacı
(Tabiat Doğa) (bitki, Fam: mersingiller,sapotgiller,asiye fasilesi) [syn.: sıtma ağacı, okaliptüs] eucalyptus
sıtma görmemiş ses voice which sounds
like a foghorn, stentorian
sıtma nöbeti
ague
sıtma sivrisineği
anopheles
sıtma tutmak
1. to get malaria. 2. to be seized with a fit of trembling
gizli sıtma
1. dormant malaria. 2. (Konuşma Dili) evil designer
her gün olan sıtma nöbeti
quotidian
Turkish - Turkish
Anofel türü sivrisineğin sokmasıyla insandan insana bulaşan, titreme, ateş ve ter nöbetleriyle kendini gösteren bir hastalık, malarya
(Osmanlı Dönemi) RUHDA'
malarya
cofar
ısıtma
humma
teb
(Osmanlı Dönemi) HÜMMA
SITMA
Anofel türü sivrisineğin sokmasıyla insandan insana bulaşan, titreme, ateş ve ter nöbetleriyle kendini gösteren bir hastalık, malarya: "Sıtma, bir on beş gün içinde beni, çocuğa döndürmüştü."- S. F. Abasıyanık
sıtma bilimi
Sıtma asalaklarını, sıtma sivrisineklerini, sıtma türlerini ve sıtmayla savaşı inceleyen asalak bilimi dalı
sıtma nöbeti
Sıtma hastalığında karşılaşılan ateş ve titreme durumu
gizli sıtma
Kendini belli etmeyen sıtma
gizli sıtma
Gizlice kötülük eden kimse
sıtma
Favorites