religious term expressing belief in an eternal self

listen to the pronunciation of religious term expressing belief in an eternal self
English - Turkish

Definition of religious term expressing belief in an eternal self in English Turkish dictionary

soul
{i} ruh

Sizce hayvanların ruhu var mıdır? - Do you think animals have souls?

Lanet olası bir ruh yoktu. - There was not a bloody soul.

soul
ta kendisi
soul
simge
soul
canlılık
soul
kişi

Urallara tırmanmak istiyorsan sen cesur bir kişisin. - You're a brave soul if you want to climb the Urals.

Tom çok cesur bir kişidir. - Tom is a very brave soul.

soul
temel direk
soul
zencilere ait
soul
can

O canı gönülden yaptı. - He put all his heart and soul into it.

soul
soul
soul
{i} öz

Bireysel özgürlük, demokrasinin ruhudur. - Individual freedom is the soul of democracy.

soul
{i} kimse

Görünürde kimse yoktu. - There wasn't a soul in sight.

Dükkanda bizi dinleyecek kimse yok. - In the store, there's not a soul to listen to us.

soul
zenci müziğinin uyandırdığı heyecan veya his
soul
kişi/ruh
soul
hissiyat
soul
{i} gerçek duygu, içtenlik
soul
{i} timsal
soul
soul food Güneyli zencilere özgü yemek
soul
{i} (bir şeyin) ta kendisi: He's the
English - English
soul
religious term expressing belief in an eternal self

    Hyphenation

    re·li·gious term expressing be·lief in an e·ter·nal self

    Turkish pronunciation

    rilîcıs tırm îkspresîng bîlif în ın itırnıl self

    Pronunciation

    /rēˈləʤəs ˈtərm əkˈspresəɴɢ bəˈlēf ən ən ēˈtərnəl ˈself/ /riːˈlɪʤəs ˈtɜrm ɪkˈsprɛsɪŋ bɪˈliːf ɪn ən iːˈtɜrnəl ˈsɛlf/

    Word of the day

    testy
Favorites