Tom Mary ile uzaktan ilgilidir.
- Tom is distantly related to Mary.
İngilizce ve Almanca iki ilgili dildir.
- English and German are two related languages.
Gerçekten ilişkiniz var mı?
- Are you guys really related?
Rusçada okşamak, sevgi ile bayağı gelincik sözcükleri eşsesli ve muhtemelen etimolojik olarak ilişkilidirler.
- In Russian, the words for caress, endearment and least weasel are homonymous and possibly related etymologically.
Müzik ve ses çok ilişkilidir.
- Music and sound are very related.
Tom Mary ile akrabadır.
- Tom is related to Mary.
Onunla akraba mısınız?
- Are you related to him?
Onunla iyi ilişki kurabilirim.
- I can relate to that.
Tom'la nasıl ilişki kuruyorsun?
- How are you related to Tom?
Tom'la nasıl ilişki kuruyorsun?
- How are you related to Tom?
The sales-related activities of agent shall be limited to the following groups of customers.
Kimlik yere bağlıdır.
- The identity is related to the place.
Bu iki şey alakalı değil.
- Those two things aren't related.
Eski İtalyan para birimi liretti ve sembolü ₤ idi. Liret Türk lirasıyla alâkalı değildir.
- The former Italian currency was the lira and its symbol was ₤. It's not related to the Turkish lira.
Bir ülke tarafından üretilen kağıt miktarı onun kültürel standartlarıyla yakından ilişkilidir.
- The amount of paper produced by a country is closely related to its cultural standards.
Salatalık, karpuzla ilişkilidir.
- A cucumber is related to a watermelon.
Everyone is related to their parents.
Gun-related crime.
Electric and magnetic forces are closely related.
... one of the great tragedies related to violence in our society which has occurred during this ...
... of sports related stuff. ...