pul

listen to the pronunciation of pul
Turkish - English

Definition of pul in Turkish English dictionary

<span class="word-self">pulspan>
{i} flake
<span class="word-self">pulspan>
{i} washer

Before you screw on the nut, put a washer on it. - Somunu vidalamadan önce ona bir pul koyun.

<span class="word-self">pulspan>
scale
<span class="word-self">pulspan>
stamp

You've bought more stamps than necessary. - Gereğinden daha fazla pul almışsın.

She has as many stamps as I. - O, benim sahip olduğum kadar çok sayıda pula sahip.

<span class="word-self">pulspan>
{i} tinsel
<span class="word-self">pulspan>
(Otomotiv) liner
<span class="word-self">pulspan>
fish scale
<span class="word-self">pulspan>
clout
<span class="word-self">pulspan>
piece
<span class="word-self">pulspan>
shim
<span class="word-self">pulspan>
paillette
<span class="word-self">pulspan>
spacer
<span class="word-self">pulspan>
spangle
<span class="word-self">pulspan>
asper
<span class="word-self">pulspan>
sequin
pullar
stamps
<span class="word-self">pulspan>
trichome
<span class="word-self">pulspan>
(vida) washer
<span class="word-self">pulspan>
stamp; (balık, yılan) scale; spangle, sequin" " payet; (oyunda) piece
<span class="word-self">pulspan>
(süs) sequin
<span class="word-self">pulspan>
scale (of a fish)
<span class="word-self">pulspan>
lamella
<span class="word-self">pulspan>
squama
<span class="word-self">pulspan>
stamp; postage stamp; revenue stamp
<span class="word-self">pulspan>
jingle (in the hoop of a tambourine)
<span class="word-self">pulspan>
(timsah vb.) scutcheon
<span class="word-self">pulspan>
table games playing piece, counter (a thin, round disc)
<span class="word-self">pulspan>
lamina
<span class="word-self">pulspan>
(metal) washer (for a bolt, screw)
<span class="word-self">pulspan>
(Anatomi) squama, scale
<span class="word-self">pulspan>
spangle, sequin
<span class="word-self">pulspan>
rove
<span class="word-self">pulspan>
plain washer
<span class="word-self">pulspan>
hist. a small coin (worth one third of an akçe)
<span class="word-self">pulspan>
shinplaster
Turkish - Turkish

Definition of pul in Turkish Turkish dictionary

<span class="word-self">PULspan>
(Osmanlı Dönemi) f. Para
<span class="word-self">Pulspan>
(Osmanlı Dönemi) NÜMY
<span class="word-self">pulspan>
Vida, cıvata vb. şeylerin boynuna geçirilen, ortası delik metal levhacık
<span class="word-self">pulspan>
Eskiden kullanılan akçeden küçük metal para
<span class="word-self">pulspan>
Posta parası karşılığı mektuplara, damga resmine karşılık kâğıtlara yapıştırılan, basılı küçük kâğıt parçası: "Mektuplarına kendi pullarını yapıştırırlar, kendi memurlarıyla sevk ederlerdi."- F. R. Atay
<span class="word-self">pulspan>
Vida, cıvata vb
<span class="word-self">pulspan>
Propaganda amacıyla kullanılan yazılı küçük kâğıt
<span class="word-self">pulspan>
Kelebeklerin kanatlarındaki desenleri meydana getiren renkli yapılar
<span class="word-self">pulspan>
Pula benzeyen, pulu andıran
<span class="word-self">pulspan>
Tavla oyununda kullanılan, plastik, tahta vb.den yapılmış yassı yuvarlak levhacık
<span class="word-self">pulspan>
Akçenin dörtte bir değerindeki para
<span class="word-self">pulspan>
Balıkların, sürüngenlerin ve bazı kuşlarla memelilerin vücudunu kaplayan boynuzsu, sert levhacık
<span class="word-self">pulspan>
şeylerin boynuna geçirilen, ortası delik metal levhacık
<span class="word-self">pulspan>
Üzerinde bulunduğu organa yapışık, biçim ve yapıca çok basit yaprakların her biri
<span class="word-self">pulspan>
Vida, cıvata gibi şeylerin boynuna geçirilen, ortası delik metal levhacık
<span class="word-self">pulspan>
Tavla oyununda kullanılan, plastik, tahta vb.nden yapılmış yassı yuvarlak levhacık
<span class="word-self">pulspan>
Bazı giysilerde süs olarak kullanılan parlak, incecik, genellikle metal levhacık
<span class="word-self">pulspan>
Posta parası karşılığı mektuplara, damga resmine karşılık kâğıtlara yapıştırılan, basılı küçük kâğıt parçası
<span class="word-self">pulspan>
Bazı giysilerde süs olarak kullanılan parlak, incecik, genellikle metal levhacık: "Arkasında bir omzu tamamıyla açık, altın pul işlemeli bir akşam tuvaleti vardı."- H. E. Adıvar
<span class="word-self">pulspan>
Katı yapıdaki çözünük gazların yapıdan çıkması sonucu, çeliğin yüzeyinde oluşan yüzey çıkıntısı
<span class="word-self">pulspan>
Kadın başörtülerinin kenar kısımlarına süs olarak dikilen ufak, yuvarlak, parlak tenekecikler
<span class="word-self">pulspan>
Balıkların, sürüngenlerin ve bazı kuşlarla memelilerin vücudunu kaplayan boynuzsu, sert levhacık: "Bir adamla minimini bir kız çocuğu elleri balık pulu içinde balık avlıyordu."- S. F. Abasıyanık. Üzerinde bulunduğu organa yapışık, biçim ve yapıca çok basit yaprakların her biri