procurement

listen to the pronunciation of procurement
English - Turkish
tedarik
(Ticaret) alış
satın alma
alım
vekâlet
TEDARİK: Personel, hizmet, ikmal maddeleri ve teçhizat temin işlemi
(Askeri) TEDARİK: Personel, hizmet, ikmal maddeleri ve teçhizat temin işlemi
{i} üretim
temin
{i} bulma
(Hukuk) istihsal
(Kanun) temin etme
(Ticaret) tedarik etme
procure
tedarik etmek
procure
{f} elde etmek
procure
temin etmek
procure
edinmek
procure
sağlamak
procurement manager
Satınalma müdürü
procurement autorization
(Askeri) tedarik yetkisi
procurement option
(Ticaret) satın alma opsiyonu
procurement order
(Ticaret) satınalma emri
procurement planning
(Askeri) temin planlaması
procurement planning
(Ticaret) satın alma planlaması
procurement regulation
(Askeri) tedarik mevzuatı
procurement regulation
(Askeri) tedarik yönergesi
procurement strategy
(Ticaret) alım stratejisi
procurement logistic
tedarik lojistik
procurement plan
tedarik planı
procurement agency
(Askeri) TEDARİK BÜROSU: Bak. "procuring activity"
procurement authority
(Askeri) TEDARİK MAKAMI: Hükümet adına tedarik sözleşmeleri yapmaya yetki veren resmi makam veya teşkil
procurement authorization
(Askeri) TEDARİK YETKİSİ: İkmal maddelerinin ticari kaynaklardan, ordu makamlarınca veya ordu ihtiyacı için diğer hükümet makamları vasıtasıyla veya doğrudan doğruya bu makamlardan tedariki için verilen yetki ve buna ait doküman
procurement circular
(Askeri) TEDARİK SİRKÜLERİ: Bak. "army procurement procedure"
procurement circular
(Askeri) tedarik sirküleri
procurement directive
(Askeri) TEDARİK DİREKTİFİ: Bir teknik hizmet başkanlığı veya daha üst makam tarafından yayınlanan ve ordu ikmal maddelerinin satın alınmasını bildiren bir doküman
procurement directive
(Askeri) tedarik direktifi
procurement funds
(Askeri) TEDARİK FONLARI: İdari maksatlar, imalat işleri ve tesislerin inşasına mahsus malzeme, teçhizat ve ikmal maddelerinin tedarik ve ikmali için lüzumlu fonlar. Bak. "nonprocurement funds"
procurement funds
(Askeri) tedarik fonları
procurement inspection
(Askeri) TEDARİK DENETLEMESİ: Tedarik işlerinin ve satınalma ile sözleşme işlemlerinin bütün önemli yönlerini içine alan tedarikle ilgili faaliyetlerin yerine getiriliş şeklini kontrol maksadıyla yapılan bir denetleme. Bak. "inspector general inspection"
procurement inspection
(Askeri) tedarik denetlemesi
procurement lead time
(Askeri) TEDARİK ÖN SÜRESİ: Tedarik faaliyetlerinin başlamasıyla, böyle bir faaliyetin sonucu olarak satın alınmış imalat modelinin (prototipler hariç) ikmal sistemine girişi arasında, ay olarak fasıla. Bu sure istihsal suresi (production lead time) ve idari süre (administrative lead time) diye adlandırılan iki unsurdan ibarettir. Ayrıca bakınız: "initiation of procurement action", "level of supply", "receipt into the supply system"
procurement objective
(Askeri) PERSONEL TEDARİK PLANI; PERSONEL TEDARİK HEDEFİ: Kara Kuvvetlerinin belirli sayı ve rütbede personel tedarik yetkisi
procurement package
(Askeri) TEDARİK DOKÜMANLARI DOSYASI: Bir madde veya hizmet için eksiltme veya pazarlık teklifleri almaya elverecek derecede eksiksiz olan ve planlar, resimler, standartlar, şartnameler, modeller, masraf hesapları, performans şartları, istihsal dokümanları zarfı gibi-muteber ve seçilmiş teknik bilgileri ihtiva eden bir tedarik dokümanları zarfı. Bir tedarik dokümanları dosyası; fiyat tekliflerine elverişsizlik derecesine göre, eksiltme (competitive) veya pazarlık (noncompetitive) olarak adlandırılır
procurement procedures
(Askeri) TEDARİK USULLERİ: Bak. "army procurement procedure"
procurement rate
(Askeri) TEDARİK ORANI; TEDARİK NİSPETİ: Bir maddeden, belirli bir süre içinde tedarik edilen miktar
procurement rate
(Askeri) tedarik nispeti
procurement rate
(Askeri) tedarik oranı
procurement regulations
(Askeri) TEDARİK YÖNETMELİĞİ; TEDARİK MEVZUATI: Bak. "armed service procurement regulations"
procurement regulations
(Askeri) tedarik yönetmeliği
program or procurement authorization
(Askeri) PROGRAM VEYA TEDARİK YETKİSİ (HV.): Büyük bir komutanlığın araştırma ve geliştirme çalışmalarına, tedarik veya inşaat faaliyetlerine başlama yetkisi. Bu yetki de, normal olarak, bir bütçe kullanma yetkisi (budget authorization) de vardır. Bununla beraber, ilgili komutanın elinde kullanabileceği yeterli tahsisat bulunmadıkça para taahhütlerine ve borçlanmalara girişilemez
procure
tedarik et
procure
bulmak
employee procurement
personel temini
foreign procurement
(Askeri) dış tedarik
procure
kadın bulmak
procure
kadın sağlamak
procure
kazanmak
initiation of procurement action
TEDARİK İŞLEMİNİN BAşLAMASı, BAşLATıLMASı: Tedarik isteğinde bulunan ve karşılığı tahsisatı gösteren onaylı dokümanın tedarik makamına gönderildiği tarih. Bkz. "procurement lead time"
public procurement authority
kamu ihale
public procurement authority
Kamu ihale kurumu
Logistics Procurement Support Board
(Askeri) Lojistik Tedarik Destek Kurulu
armed forces medical procurement agency
(Askeri) SİLAHLI KUVVETLER TIBBİ TEDARİK BÜROSU: ARMED FORCES OF THE UNITED STATES: AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ SİLAHLI KUVVETLERİ: Kara, Deniz, Hava Kuvvetleri, Deniz Piyadeleri ve sahil korumanın bütün kısımlarını müştereken belirtmek üzere kullanılan bir terim
armed forces procurement regulations
(Askeri) SİLAHLI KUVVETLER TEDARİK YÖNETMELİĞİ: A. B. D. 10 sayılı Kanun 137 nci Bölümün verdiği yetki dahilinde, ikmal maddeleri ve hizmet tedariki ile ilgili Kara, Deniz, Hava Kuvvetleri müşterek usullerini gösterir yönetmelik
army procurement procedures
(Askeri) ORDU TEDARİK USULLERİ: Silahlı kuvvetler tedarik yönetmenliğinin ve teferruatlı tedarik usullerinin kara kuvvetlerinde uygulanmasıyla ilgili yönetmelik
central procurement
(Askeri) MERKEZİ TEDARİK: Malzemelerin, ikinci maddelerinin, veya hizmetlerin resmen belirlenmiş bir komutanlık veya teşkilat vasıtasıyla bütün unsurların faydası veya kullanımı, veya tek yöneticilerin olduğu durumlarda bir bütün halinde askeri bölümler için söz konusu maddelerin özel olarak temin olunan fonlarla tedariki
central procurement
(Askeri) merkezi tedarik
computed procurement requirement
(Askeri) HESAPLANMIŞ TEDARİK İHTİYACI: Mevcut mallar düştükten sonra, bütün taleplerin karşılanması için tedarik lüzumu hesap edilen ikmal maddeleri miktarı. Tedarik planı olarak tasdik edilmeden önce bu ihtiyaçlardan aylık küçük değişiklikler yapılabilir
coordinated procurement
(Askeri) KOORDİNE TEDARİK: Bu şekil tedarik: (a) Karşılıklı anlaşmaya uyularak, bir kuvvet komutanlığı (veya müşterek büro) tarafından başka bir kuvvet komutanlığı için temin edilen ikmal maddelerini veya hizmetleri ya da (b) Münferit tedarik durumundaki ikmal maddeleri tedariki ile ilgili tedariki ifade eder. Bu tedarik müşterek (joint), münferit (single) ve tesis hesabına (plant cognizance) tedarik şekillerini içine alır
coordinated procurement assignee
(Askeri) KOORDİNELİ TEDARİK GÖREVLİSİ: Özel bir federal ikmal grubu/sınıfı, malı veya maddesine ilişkin Amerikan Savunma Bakanlığının bütün gereksinimleri için satılma sorumluluğunun verildiği teşkilat veya askeri sınıf
fuel procurement
(Nükleer Bilimler) yakıt tedarik etme
general procurement board
(Askeri) GENEL TEDARİK KURULU: Bir harekat alanında, kuvvetlerin tedarik işlerine ait faaliyetlerini denetlemek, koordine ve idare etmek üzere teşkil edilmiş kurul. GENERAL PURCHASING AGENTS (ABD SAVUNMA BAKANLIĞI): GENEL SATINALMA AJANLARI, TEMSİLCİLERİ: Yerel kaynaklardan ve üretim maddelerinden azami yararlanmayı sağlamak için, ikmal maddelerinin, hizmetlerin ve tesislerin ABD Silahlı Kuvvetleri tarafından tedariğini denetlemek, kontrol, koordine etmek, anlaşmaları yapmak ve geliştirmek üzere, belli başlı deniz aşırı harekat bölgelerine tahsis edilen ajanlar, temsilciler. GENERAL PURCHASING AGENTS (ABD SAVUNMA KURULU): GENEL SATINALMA AJANLARI, TEMSİLCİLERİ: Yerel kaynaklardan ve üretim maddelerinden azami yararlanmayı sağlamak için, ikmal maddelerinin, hizmetlerin ve tesislerin denetlenmesi, kontrolü, koordine edilmesi, anlaşmaların yapılması ve geliştirilmesi işine tahsis edilen ajanlar, temsilciler
limited procurement
(Askeri) MAHDUT TEDARİKLİ MALZEME: Tecrübeye tabi tutularak hizmet için uygun görülen fakat, standart olarak sınıflandırılmamış olan eşya ve malzeme sınıfı. Bu terim yerine şimdi, daha çok (pilot-line operation) terimi kullanılmaktadır
limited procurement
(Askeri) mahdut tedarikli malzeme
local procurement
(Askeri) YURTİÇİ KAYNAKLARDAN YEREL TEDARİK: 1. Bir merkezi satınalma bürosundan gayri herhangi bir müessese tarafından, kendi ihtiyaçları için, ABD Anayurdu içinden, ikmal maddeleri ve teçhizat tedariki. 2. ABD Anayurdu dışındaki herhangi bir bölgede bulunan bir komutanlığın ihtiyaçları için, bulunduğu bölge dahilinde ikmal maddeleri ve teçhizat tedariki
local procurement
(Askeri) İç tedarik
military personnel procurement officer
(Askeri) ASKERİ PERSONEL TEDARİK SUBAYI: ABD anayurt ordularının her birine birer tane atanan ve ordu bölgesindeki insan gücü temin etmekle görevli olan üstsubay. Bu subay; ordu bölgesindeki gönüllü asker alma işlerinde, ordu komutanına karşı sorumludur
mobilization materiel procurement capability
(Askeri) SEFER MALZEMESİ TEDARİK KABİLİYETİ: Seferberlik tedarik planlaması maksatları için tespit edilmiş sürede bir madde ile ilgili olarak yapılmış veya M-gününden sonra, yapılacak siparişlerle, endüstriden veya mevcut diğer bir kaynaktan elde edilebilecek miktar. Ayrıca bakınız: "mobilization reserves"
mobilization reserve materiel procurement objective
(Askeri) SEFER YEDEĞİ MALZEME TEDARİK HEDEFİ: Yürürlükteki Müşterek stratejik hedefler planını desteklemek üzere, bir maddeden, barış zamanı, barış kuvveti malzeme tedarik hedefine ilaveten, tedariki gereken miktar. Sefer yedeği malzeme hedefini, sefer yedeği stok üzerine çıkaran bu miktardır. Ayrıca bakınız: "mobilization reserves"
offset procurement
(Askeri) PERSONEL MUAYENESİYLE TEDARİK
offshore procurement
(Askeri) DENİZAŞIRI TEDARİK: İhtiyaç maddelerinin; alıcı memleketlere teslim edilmek üzere, Milletlerarası İşbirliği İdaresi (International Cooperation Administration) hesabına veya herhangi bir yerde oturan Amerikan Kuvvetleri hesabına, askeri makamlar tarafından, ABD ile dış toprakları ve Kanada haricindeki memleketlerden, Milletlerarası İşbirliği İdaresi yolu ile veya Muvazzaf Ordu fonlarından satın alması
offshore procurement
(Askeri) denizaşırı tedarik
peacetime force material procurement objective
(Askeri) BARIŞ GÜCÜ MALZEME TEDARİK HEDEFİ: Bir madde ile ilgili barış gücü malzeme miktarını barış gücü malzeme ihtiyacı ile denkleştirmek için barışta bu maddeden tedarik edilmesi gereken miktar. Bu, barış gücü malzeme ihtiyacının barış gücü malzeme miktarını tecavüz ettiği miktardır. Bak. "mobilization reserves"
personnel procurement
(Askeri) personel tedariki
personnel procurement
(Askeri) PERSONEL TEDARİKİ: Orduya personel tedarikine ait bir programın tatbiki ile ilgili faaliyetler
procure
{f} üretmek
procure
sağla
procure
istihsal
procure
{f} neden olmak
procure
{f} (birine) seks için (birini) bulmak
procure
{f} pezevenklik etmek
public procurement law
(Avrupa Birliği) kamu ihale kanunu
single department procurement
(Askeri) TEK KUVVETÇE TEDARİK: Bak. "single department purchase"
technical service procurement agency
(Askeri) TEKNİK SINIF TEDARİK BÜROSU: Bir teknik sınıf merkez stok kontrol şubesi tarafından kontrol edilen maddelerin satın alınmasına ve imaline nezaretten sorumlu tedarik bürosu
total materiel procurement objective
(Askeri) TOPLAM MALZEME TEDARİK HEDEFİ: Malzeme tedarik hedefi toplamı. Bir maddeden, malzeme hedefi mevcudu aştığı takdirde, toplam malzeme hedefiyle dengelemek için barışta tedarik edilmesi gereken miktar. Bu miktar aynı zamanda barış gücü malzeme tedarik hedefi ile sefer malzeme tedarik hedefinin toplamıdır. Ayrıca Bak " mobilization reserves"
unit procurement cost
(Askeri) BİRİM TEDARİK FİYATI: Bir maddenin beheri için ödenen veya ödenmesi hesaplanan esas safi fiyat. Uygun olduğu hallerde bu, devletçe verilen malzemeyi ve devlet tesislerindeki işletme masraflarının bedelini ihtiva eder
war material procurement capability
(Askeri) SAVAŞ MALZEMESİ TEDARİK İMKANI: Savaş malzemesi tedarik planlaması amaçları için belirlenen sürede, bir harekatın başladığı günden sonra (D-day) verilen emirlerle bir endüstriyel veya diğer bir kaynaktan temin edilebilecek madde miktarı
English - English
The act of procuring or obtaining; obtainment; attainment

He was responsible for the procurement of materials and supplies.

The purchasing department of a company
Efficient contrivance; management; agency

They think it done by her procurement. -Dryden.

buying, purchasing, renting, leasing or otherwise acquiring any supplies, services or constructions
The process of acquiring supplies or services from external sources, beginning with the determination of a need for supplies of services and ending with contract completion or closeout
{n} the act of procuring
Procurement is the act of obtaining something such as supplies for an army or other organization. Russia was cutting procurement of new weapons `by about 80 per cent', he said. = acquisition
Process involving all activities following the decision that a good or service is required, including defining needs, acquisition, and disposal of goods and services
That part of the acquisition process concerned with managing the development and production of a system to an agreed User Requirement
The set of activities leading up to and including acquisition (including purchasing and receiving) of materials, supplies, services, etc , for use by the institution in carrying on its mission <04 08>
Procurement is all of the processes involved in requesting, ordering, auditing, and paying for goods and services
the act of getting possession of something; "he was responsible for the procurement of materials and supplies"
The act of acquiring goods
The process of retrieving organs and/or tissue from a donor
The process of initiating and obtaining supplies or services by contract or purchase order with appropriated or non-appropriated funds for the use of Federal agencies Procurement begins at the point when FCS personnel identify and establish needs and ends with the close out of the contract file
Dealing with the legal problems that arise from large contracts for the supply of goods or services, especially for businesses or government organisations
indicates the possession of bid opportunities
the act of getting possession of something; "he was responsible for the procurement of materials and supplies
all activities relating to the purchase of goods and services within an organisation
The function of obtaining goods and services from sellers Online Procurement means performing procurement through electronic mean or the Internet
The process through which the Federal government contracts for goods or services from outside sources
The process consisting of planning, designing, producing and introducing into service a system/equipment Procurement in this sense includes the staff target, feasibility study, staff requirement, project definition, full scale development, acceptance & approval for production and delivery phases of the system/equipment
The act of procuring or obtaining; obtainment; attainment. The act of getting possession of something
Means buying, purchasing, renting, leasing or otherwise acquiring any materials, services or construction Procurement also includes all functions that pertain to the obtaining of any material, service or construction, including description of requirements, selection and solicitation of sources, preparation and award of contract and all phases of contract administration
GLA contract procedures, which are mandatory on officers and can delay the progress of a scrutiny where outside consultants are needed Procurements at low value can be done more quickly, but any scrutiny likely to need a contract at £20,000 or more should be planned for accordingly and the procurement processes started as soon as possible to minimise delay
  In the Federal Government, the process of obtaining  services, supplies, and equipment in conformance with applicable laws and regulations
Procurement is the amalgam of activities undertaken by the client to obtain a building or civil engineering work
purchase of goods or services
{i} purchase, sale, acquisition
The combined functions of purchasing, inventory control, traffic and transportation, receiving, receiving inspection, storekeeping, and salvage and disposal operations
How to implement your sign Program
the process of obtaining materiel and services which includes the determination of requirements and acquisition from a supply system or by purchase from the trade
procurement specialist
A procurement manager, also known as a purchasing manager or procurement specialist, is a person who is in charge of getting anything a company might need
procurement lead time
The interval between the initiation of a procurement action and receipt of the products or services purchased as the result of such action
procurement lead time
TEDARİK ÖN SÜRESİ: Tedarik faaliyetlerinin başlamasıyla, böyle bir faaliyetin sonucu olarak satın alınmış imalat modelinin (prototipler hariç) ikmal sistemine girişi arasında, ay olarak fasıla. Bu sure istihsal suresi (production lead time) ve idari süre (administrative lead time) diye adlandırılan iki unsurdan ibarettir. Ayrıca bakınız: "initiation of procurement action", "level of supply", "receipt into the supply system"
procure
To obtain a person as a prostitute for somebody else
procure
To acquire or obtain an item or service, sometimes rare, usually by extra effort
procure
To induce or persuade someone to do something
procure
{v} to obtain, get, manage, persuade
procure
To cause to come; to bring; to attract
procure
arrange for sexual partners for others
procure
If you procure something, especially something that is difficult to get, you obtain it. It remained very difficult to procure food, fuel and other daily necessities
procure
To solicit; to entreat
procure
{f} obtain, acquire, get; buy, purchase; pimp, obtain people to work as prostitutes
procure
To obtain for illicit intercourse or prostitution
procure
get by special effort; "He procured extra cigarettes even though they were rationed"
procure
To manage business for another in court
procure
To pimp
procure
To bring into possession; to cause to accrue to, or to come into possession of; to acquire or provide for one's self or for another; to gain; to get; to obtain by any means, as by purchase or loan
procure
If someone procures a prostitute, they introduce the prostitute to a client. He procured girls of 16 and 17 to be mistresses for his influential friends
procure
get by special effort; "He procured extra cigarettes even though they were rationed
procure
To acquire or obtain an item, sometimes rare, usually by extra effort
procure
To contrive; to bring about; to effect; to cause
procurement

    Hyphenation

    pro·cure·ment

    Turkish pronunciation

    prōkyûrmınt

    Pronunciation

    /prōˈkyo͝ormənt/ /proʊˈkjʊrmənt/

    Etymology

    [ pr&-kyur, prO- ] (verb.) 14th century. Middle English, from Late Latin procurare, from Latin, to take care of, from pro- for + cura care.
Favorites