The politician receives on Wednesdays.
- Politikacı çarşamba günleri kabul ediyor.
That politician is well versed in internal and external conditions.
- O politikacı iç ve dış koşullarda deneyimlidir.
Honesty is never the best policy.
- Dürüstlük asla en iyi politika değildir.
He had decided on a new policy.
- O, yeni bir politika izlemeye karar verdi.
I am trying to understand the politics of my country.
- Ülkemin politikasını anlamayı deniyorum.
We would often sit up all night discussing politics.
- Biz çoğunlukla politika tartışarak bütün gece otururduk.