I was watching TV then.
- O zamanda televizyon seyrediyordum.
I cannot believe you did not see him then.
- O zaman onu görmediğine inanmıyorum.
Tom claims he was drunk at the time.
- Tom o zaman sarhoş olduğunu iddia ediyor.
Tom was the only person in the room at the time.
- O zaman, Tom odadaki tek kişiydi.
At that time, Mexico was not yet independent of Spain.
- O zaman, Meksika henüz İspanya'dan bağımsız değildi.
By that time I'll have already left.
- O zamana kadar çoktan ayrılmış olacağım.
Were you reading a book at that time?
- O zaman bir kitap okuyor muydunuz?
At that time, Mexico was not yet independent of Spain.
- O zaman, Meksika henüz İspanya'dan bağımsız değildi.
I'll be back by then.
- O zamana kadar döneceğim.
Tom may be back by then.
- Tom o zamana kadar geri dönebilir.