not foreseen, not known before

listen to the pronunciation of not foreseen, not known before
English - Turkish

Definition of not foreseen, not known before in English Turkish dictionary

unforeseen
umulmayan
unforeseen
umulmadik
unforeseen
(Ticaret) tahmin edilmez
unforeseen
beklenilmeyen
unforeseen
(Ticaret) öngörülemeyen

Öngörülemeyen koşullar nedeniyle, parti şimdi saat 9'da gerçekleşecek. - Due to unforeseen circumstances, the party will now take place at 9pm.

unforeseen
önceden tahmin edilmeyen
unforeseen
beklenmedik
unforeseen
{s} umulmadık
unforeseen
beklenilmedik,beklenmedik
English - English
{a} unforeseen
not foreseen, not known before
Favorites