Kafa mı buluyorsun benimle?
- Willst du mich verdammt nochmal auf den Arm nehmen?!
Bu beni çileden çıkarıyor.
- Das macht mich verrückt.
Şimdi kendimi kötü hissediyorum.
- Jetzt fühle ich mich schlecht.
Kendimi kötü hissediyorum.
- Ich fühle mich schlecht.
Onu duyduğuma memnun oldum.
- Es freut mich sehr, das zu hören.
Mutsuz oldum fakat kendimi öldürmedim.
- I'd be unhappy, but I wouldn't kill myself.
Kendimi kendi tanrım olarak görüyorum.
- I perceive myself as my own god.
Ben bizzat o sorunla karşı karşıyayım.
- I'm facing that problem, myself.
Tom'u bizzat görmeye gideceğim.
- I'll go and see Tom myself.
Onu kendi kendime söyledim.
- I said that to myself.
Müzik dinleyerek kendime moral verdim.
- I cheered myself up by listening to music.
Ben bu kitabı karım için değil, kendim için satın aldım.
- I bought this book for myself, not for my wife.
Ben sadece kendim adıma konuşabilirim.
- I can only speak for myself.
Kendimi kendi tanrım olarak görüyorum.
- I perceive myself as my own god.
Mutsuz oldum fakat kendimi öldürmedim.
- I'd be unhappy, but I wouldn't kill myself.
But, soft! Methinks I scent the morning air; brief let me be.
- Doch still, mich dünkt, ich wittre Morgenluft: kurz lass mich sein.