magnifical

listen to the pronunciation of magnifical
English - Turkish
muazzam
muhteşem
noble
{i} soylu

Trajedi soyluların eğlencesidir. - Tragedy is the entertainment of the nobles.

noble
{i} asil

Bu park asil bir aile için bir avlanma yeriydi. - This park used to be a hunting ground for a noble family.

O asil bir aileye doğdu. - He was born to a noble family.

noble
soydan asil
noble
yüksek
noble
asilzade
noble
soylu kimse
noble
{s} soy

Trajedi soyluların eğlencesidir. - Tragedy is the entertainment of the nobles.

Helyum, neon, argon, kripton, ksenon ve radon soy gazlardır. - Helium, neon, argon, krypton, xenon and radon are noble gases.

noble
{s} âlicenap, yüce gönüllü
noble
{s} yüce

Yüce düşüncelerin olduğundan eminim. - I am certain that you have noble thoughts.

noble
{s} muhteşem
noble
{s} ulu
English - English
{n} a great man, a nobleman
{a} noble
Grand; splendid; illustrious; magnificent
magnifical
Favorites