laufschiene

listen to the pronunciation of laufschiene
English - Turkish

Definition of laufschiene in English Turkish dictionary

runner
{i} atlet

Atlet koşu parkurunda koşuyor. - The runner is running on the running track.

O elinden geleni yaptı ama kısa sürede böyle bir hızlı atlet ile rekabet edemeyeceğini gördü. - He did his best but soon saw that he could not compete with such a fast runner.

guide rail
(Madencilik,Teknik) kılavuz rayı
runner
(Askeri) yaya haberci
runner
(Ticaret) müteahhit
runner
(Ticaret) akar
guide rail
sevk yatağı
runner
kızak demiri
guide rail
(Tekstil) klavuz çubuğu (sıcak presleme donanımı)
runner
{i} haberci
runner
{i} (Botanik) sürüngen sap
runner
{i} koşucu

Bu kuşlar iyi uçmaz ama harika koşuculardır. - These birds don’t fly well but they are excellent runners.

Jane iyi bir koşucu olmasa da, o çok hızlı yüzebilir. - Though Jane is not a good runner, she can swim very fast.

runner
{i} İng., k.dili. çalıfasulyesi
runner
{i} palanga ipi
runner
{i} yol halısı
runner
ray/filiz/ulak/koşucu
runner
(isim) koşucu, atlet, yarışçı, yarış atı, ulak, haberci, çığırtkan, dağıtıcı, kaçakçı, ray, çark, saban demiri, palanga ipi
runner
{i} ayak işlerini yapan kimse, ayakçı
runner
{i} dağıtıcı
runner
yerde kökler salarak uzanan bitki veya bu bitkinin sapı