The police are looking into his disappearance.
- Polis onun kayboluşunu inceliyor.
Fadil didn't have anything to do with Layla's disappearance.
- Fadıl'ın Leyla'nın kayboluşuyla ilgili yapacak hiçbir şeyi yoktu.
The snow will soon disappear.
- Kar yakında kaybolacak.
Tom disappeared without a trace.
- Tom bir iz bırakmadan ortadan kayboldu.
Why did you get lost in the woods?
- Ormanda niçin kayboldun?
I am afraid that you will get lost.
- Kaybolmuş olabileceğinden korkuyorum.
Wherever I may go, I will get lost.
- Nereye gidersem gideyim, ben kaybolurum.
You can't get lost in big cities; there are maps everywhere!
- Büyük kentlerde kaybolmazsın, her yerde haritalar var!