Biz içeride kahvaltı ediyoruz.
- We are eating breakfast indoors.
Ben içeride kalmayı tercih ederim.
- I prefer to stay indoors.
Büyük ebeveynlerimin dahili su tesisatı yoktu.
- My grandparents didn't have indoor plumbing.
Tom bazen içerde güneş gözlüğü takar.
- Tom sometimes wears sunglasses indoors.
O kadar çok yağmur yağıyordu ki içerde oynadık.
- It was raining hard, so we played indoors.
Eliptik bisikletler, kapalı alanda egzersiz yapmak için iyi bir seçenektir.
- Elliptical bicycles are a good option for exercising indoors.
Ben kapalı yerde vakit geçirmeyi tercih ederim.
- I prefer spending time indoors.
... -( door opens, closes ) - YOU'RE GONNA WRITE A POEM ...
... YOU GO OUT THAT DOOR, IT'S LIKE WE'VE GIVEN UP. ...