Biz bütün günü içeride geçirdik.
- We spent all day indoors.
Biz içeride kahvaltı ediyoruz.
- We are eating breakfast indoors.
Büyük ebeveynlerimin dahili su tesisatı yoktu.
- My grandparents didn't have indoor plumbing.
Çocukları içeride tutun.
- Keep the kids indoors.
Yağmur yağdığı için Catherine içerde kaldı.
- Catherine stayed indoors because it was raining.
Ben kapalı yerde vakit geçirmeyi tercih ederim.
- I prefer spending time indoors.
Basketbol ve masa tenisi gibi top oyunları genellikle kapalı alanda oynanır.
- Ball games, such as basketball and ping-pong, are usually played indoors.
... As we knock the door, say, if we want to open the ...
... -( door opens ) - ...BUT... ...