herkesçe

listen to the pronunciation of herkesçe
Turkish - English
by everybody, by everyone
herkes
everyone

She is loved by everyone. - O herkes tarafından sevilir.

Everyone, without any discrimination, has the right to equal pay for equal work. - Herkesin, hiçbir fark gözetilmeksizin, eşit iş karşılığında eşit ücrete hakkı vardır.

herkesçe bilinen
admitted

Children are not admitted. - Çocuklar herkesçe bilinen değil.

herkesçe bilinen
known to all
herkesçe bilinen
well known
herkesçe duyulmak
resound
herkesçe kabul edilmiş
standard
herkesçe yapılan şey
the done thing
herkes
everybody

Everybody's waiting for you. - Herkes seni bekliyor.

Everybody knew that she was being pushy. - Onun saldırgan olduğunu herkes biliyordu.

herkesçe bilinen
proverbial
herkes
{i} all

That dispute has been settled once and for all. - O tartışma bir zamanlar karara bağlandı ve herkes için.

The law is equal for all. - Kanun herkes için aynıdır.

herkes
anyone

Anyone can do it if they try. - Bunu herkes yapabilir, denedikleri sürece.

She accepts criticism from anyone but her parents. - O, anne ve babası dışında herkesten eleştiri kabul eder.

herkes
each

I wanted everyone to get along with each other. - Herkesin birbiriyle iyi geçinmesini istedim.

Everybody in the room knew each other. - Odadaki herkes birbirini tanıyordu.

herkes
high and low
herkes
young and old
herkes
whoever

You may invite whoever wants to come. - Gelmek isteyen herkesi davet edebilirsin.

His parents helped whoever asked for their help. - Onun ebeveynleri yardımlarını isteyen herkese yardım etti.

herkes
all the world

I am as light as a feather, I am as happy as an angel, I am as merry as a school-boy. I am as giddy as a drunken man. A merry Christmas to everybody! A happy New Year to all the world. - Ben tüy kadar hafifim, bir melek kadar mutluyum, bir okul çocuğu kadar neşeliyim. Sarhoş bir adam kadar sersemim. Mutlu bir Noel herkese! Tüm dünyaya mutlu bir yılbaşı.

A merry Christmas to everybody! A happy New Year to all the world! - Mutlu Noeller herkese! Tüm dünyaya mutlu bir yılbaşı!

herkes
one and all

Thank you one and all. - Herkese teşekkür ederim.

herkes
every mother's son
herkes
anybody

Anybody and everybody wants to go abroad. - Herhangi biri ve herkes yurtdışına gitmek ister.

Tom and Mary are both very kind and will help anybody who asks. - Tom ve Mary hem çok nazikler hem de isteyen herkese yardımcı olacaklar.

herkesçe bilinen
public
Herkes
all hands
herkes
everyone else

Why don't you hang around a while after everyone else leaves so we can talk? - Herkes gittikten sonra biz konuşabilelim diye neden bir süre oyalan mıyorsun?

Tom decided to say nothing until everyone else had given their opinions. - Başka herkes fikrini söyleyinceye kadar Tom bir şey söylememeye karar verdi.

herkes
everybodys
herkes
to a man
herkes
everybody, everyone
herkes
every damned one
herkes
everybody, everyone, all
herkes
people

If labor pains would hurt so much as people say, everyone would only have one child! - Eğer doğum sancıları insanların dediği kadar acı verseydi, herkesin sadece bir çocuğu olurdu.

Tom thinks people shouldn't eat in public. - Tom insanların herkesin önünde yemek yememeleri gerektiğini düşünüyor.

herkes
the whole caboodle
herkes
all and sundry
herkes
last

Christopher Columbus, as everyone knows, is honored by posterity because he was the last to discover America. - Herkesin bildiği gibi Christopher Columbus, Amerika'yı en son keşfeden olduğu için sonraki kuşaklar tarafından onurlandırıldı.

Death is like a race in which everyone tries to finish last. - Ölüm herkesin sonuncu bitirmek için çalıştığı bir yarış gibidir.

herkes
every man jack
Turkish - Turkish

Definition of herkesçe in Turkish Turkish dictionary

Herkes
cümle alem
Herkes
ortalık
Herkes
kâinat
Herkesçe bilinen
(Hukuk) ŞAYİ
herkes
İnsanların bütünü
herkes
İnsanların bütünü: "Neylersin ölüm herkesin başında / Uyudun uyanmadın olacak."- C. S. Tarancı
herkes
Olur olmaz kimseler
herkes
Olur olmaz kimseler: "Rastgele herkes nasihat vermeye başlamıştır."- B. Felek