harca

listen to the pronunciation of harca
Turkish - English
{f} spending

You know that two nations are at war about a few acres of snow somewhere around Canada, and that they are spending on this beautiful war more than the whole of Canada is worth. - Kanada civarında bir yerde birkaç dönüm karla ilgili iki ulusun savaşta olduğunu ve bu güzel savaşa tüm Kanada'nın değdiğinden daha çok para harcadıklarını bilirsiniz.

Tom seems to prefer spending most of his time alone. - Tom zamanının çoğunu yalnız harcamayı tercih ediyor gibi görünüyor.

spend

She earns more than she spends. - O harcadığından daha fazla para kazanıyor.

Spend money and enjoy life! - Para harca ve hayattan zevk al!

{f} spent

He spent all the money that his friend had lent him. - Arkadaşının ona ödünç verdiği tüm parayı harcadı.

McKinley spent three-and-a-half-million dollars. - McKinley, üç buçuk milyon dolar harcadı.

pay out
expend

The energy expended in a fight should be saved. - Bir kavgada harcanan enerji tasarruf edilmelidir.

The expenditure totaled 200,000 yen. - Harcama 200.000 yen'i buldu.

payout
Turkish - Turkish

Definition of harca in Turkish Turkish dictionary

HARCA'
(Osmanlı Dönemi) Ayakları beline varana kadar beyaz olan koyun