familiarity; knowledge, awareness; person one knows slightly

listen to the pronunciation of familiarity; knowledge, awareness; person one knows slightly
English - Turkish

Definition of familiarity; knowledge, awareness; person one knows slightly in English Turkish dictionary

acquaintance
tanıdık

O bir arkadaştan daha çok bir tanıdık. - She is more an acquaintance than a friend.

Tom sadece bir tanıdıktan daha fazlasıdır. - Tom is more than just an acquaintance.

acquaintance
eş dost

Biz arkadaş değiliz. Biz eş dostuz. - We're not friends. We're acquaintances.

acquaintance
tanıdık olmak
acquaintance
ahbaplık
acquaintance
bildik
acquaintance
tanıdık olma
acquaintance
aşinalık
acquaintance
bilgi verme
acquaintance
iyi bilme
acquaintance
{i} bilgi

Onunla ilgili çok az bilgim var. - I have a nodding acquaintance with him.

acquaintance
haber
acquaintance
{i} tanışma

Onunla tanışmak istiyorum. - I want to make her acquaintance.

Sizinle tanışmak bir onurdur. - It's an honor to make your acquaintance.

acquaintance
{i} tanıma
acquaintance
malumat
acquaintance
{i} tanıdık, tanış
English - English
{i} acquaintance
familiarity; knowledge, awareness; person one knows slightly
Favorites