duraklatma

listen to the pronunciation of duraklatma
Turkish - English
(Bilgisayar) pause

Tom pressed the pause button. - Tom duraklatma butonuna bastı.

duraklatmak
pause
durakla
{f} pause

He paused to look at the poster. - O, postere bakmak için durakladı.

Tom paused uncomfortably. - Tom rahatsız bir şekilde durakladı.

durakla
{f} halt
durakla
nonskid
duraklatmak
to bring (something) to a standstill
duraklatmak
bring to a standstill
Turkish - Turkish
Duraklatmak işi
duraklatmak
Bir şeyin duraklamasını sağlamak
duraklatma
Favorites