The year the war ended, I was born.
- Savaşın bittiği yıl doğmuşum.
My father was born in Matsuyama in 1941.
- Babam 1941'de Matsuyama'da doğmuş.
My water broke on the evening of the predicted birth date.
- Önceden belirlenen doğum tarihinin akşamında suyum kesildi..
No one can have three different birth dates.
- Hiç kimsenin üç farklı doğum tarihi olamaz.
A sure method to be rich is to be born rich.
- Zengin olmak için kesin bir yöntem, zengin doğmuş olmaktır.
Life would be infinitely happier if we could only be born at the age of eighty and gradually approach eighteen.
- Sadece seksen yaşında doğabilseydik ve yavaş yavaş on sekiz yaşına varabilseydik, yaşamımız çok daha mutlu olurdu.
I got you a pen as a birthday present.
- Doğum günü hediyesi olarak sana kalem aldım.
Yesterday was my seventeenth birthday.
- Dün onyedinci doğumgünümdü.
A newborn baby is 78 percent water. Adults are 55-60 percent water.
- Yeni doğmuş bir bebeğin yüzde 70'i sudur. Yetişkinlerin yüzde 55-60'ı sudur.
A newborn baby is liable to fall ill.
- Yeni doğmuş bir bebek hasta olmaya eğilimlidir.
I feel like I've been reborn.
- Yeniden doğmuşum gibi hissediyorum.
If I were reborn, I would want to learn the violin.
- Yeniden doğmuş olsaydım keman öğrenmek isterdim.